<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ghurj .. &#187; kültür &amp; sanat</title>
	<atom:link href="http://www.ghurjhan.com/kategori/kultur-sanat/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ghurjhan.com</link>
	<description>gürcan aksu&#039;nun kişisel yorumlarını içeren web günlüğü.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Feb 2012 13:21:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>haydarpaşa garı&#8217;nda istanbul: yekpare</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2010/12/09/haydarpasa-garinda-istanbul-yekpare/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2010/12/09/haydarpasa-garinda-istanbul-yekpare/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2010 12:36:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[haydarpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[haydarpaşa garı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kültür başkenti]]></category>
		<category><![CDATA[tren istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yekpare]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=905</guid>
		<description><![CDATA[Yekpare, İstanbul’a özgü, özel bir video mapping gösterisi… 8500 yıllık bir İstanbul hikayesini anlatıyor. Pagan’lardan Roma İmparatorluğu’na, Bizans’tan Latin İmparatorluğu’na uzanan İstanbul’un geçmişi, günümüzün hikayesiyle harmanlanıyor. Haziran ayında Haydarpaşa Garı’nda Bahar kapsamında Candaş Şişman, Deniz Kader ve Görkem Şen’in yarattığı ve Kadıköy yakasından her birimizin gözlerini bir saniye kaçırmadan izlediği Yekpare, İstanbul’un büyüleyici güzelliğini ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yekpare, İstanbul’a özgü, özel bir video mapping gösterisi… 8500 yıllık bir İstanbul hikayesini anlatıyor. Pagan’lardan Roma İmparatorluğu’na, Bizans’tan Latin İmparatorluğu’na uzanan İstanbul’un geçmişi, günümüzün hikayesiyle harmanlanıyor. Haziran ayında Haydarpaşa Garı’nda Bahar kapsamında Candaş Şişman, Deniz Kader ve Görkem Şen’in yarattığı ve Kadıköy yakasından her birimizin gözlerini bir saniye kaçırmadan izlediği Yekpare, İstanbul’un büyüleyici güzelliğini ve derin geçmişini bize bir kez daha hatırlatacak. Yekpare, üç gün boyunca saat 20.00’da Haydarpaşa Garı’nın Kadıköy’e bakan cephesine yansıtılarak yapılacak gösterim ile İstanbullularla buluşacak.</p>
<p>yukarıdaki sözler yekpare&#8217;nin yaratıcısı nerdworkingin sözlerinden alınma. daha öncesinde haziran ayında bu gösteri yapılmış ve habersiz olduğumdan ötürü internette, bilgisayarımın başında hayretle izlemiştim. bu sefer canlı olarak görmek çok daha güzel olucaktır. </p>
<p>10 aralık cuma günü saat 20&#8242;de başlayacak bu gösteri. daha öncesinde ise farklı gösteriler de olacak. 3 gün boyunca sürecek olan gösteriler 12 aralık günü yapılacak etkinlikler ve gösterilerden sonra sona erecek. </p>
<p>etkinlikle ilgili daha fazla detay için <a href="http://www.facebook.com/event.php?eid=166124093424218&#038;index=1">facebook event sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</a></p>
<p>son olarak daha önce yapılan bu harika gösterinin 15 dakikalık videosunu yayınlamak istiyorum. </p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/12584289" width="400" height="225" frameborder="0"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2010/12/09/haydarpasa-garinda-istanbul-yekpare/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>batuhan dedde ile röportaj</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2010/10/14/batuhan-dedde-ile-roportaj/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2010/10/14/batuhan-dedde-ile-roportaj/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Oct 2010 15:56:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[batuhan dedde]]></category>
		<category><![CDATA[batuhan dedde röportajı]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[morfinsiz çekilen düş sancıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=807</guid>
		<description><![CDATA[son zamanlarda özellikle facebook üzerinde onbinlerce hayranı olan ve geçtiğimiz günlerde ilk kitabını çıkaran yazar Batuhan Dedde ile dostluğumuz eskiye dayanıyo. &#8220;Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları&#8221; isimli kitabını çıkarttığında kendisiyle güzel bir sohbet etme imkanı bulmuştuk. bi nevi röportaj havasına dahil oldu daha sonra sohbetimiz. madem öyle dedik bunu bir röportaj olarak yayınlayalım ve Batuhan Dedde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>son zamanlarda özellikle facebook üzerinde onbinlerce hayranı olan ve geçtiğimiz günlerde ilk kitabını çıkaran yazar Batuhan Dedde ile dostluğumuz eskiye dayanıyo. &#8220;Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları&#8221; isimli kitabını çıkarttığında kendisiyle güzel bir sohbet etme imkanı bulmuştuk. bi nevi röportaj havasına dahil oldu daha sonra sohbetimiz. madem öyle dedik bunu bir röportaj olarak yayınlayalım ve Batuhan Dedde hayranlarına, onu daha biraz daha yakından tanıma imkanı sunalım dedik. ve şu aşağıdaki diyalog oluşuverdi. </p>
<p><b>gürcan:</b> öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğin teşekkür ederim batuhan.<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Ben teşekkür ederim Gürcan.<br />
<b>gürcan:</b> dilersen yeni yayınladığın &#8220;<u>Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları</u>&#8221; adındaki kitabın hakkında konuşmaya başlamadan önce, seninle ilgili konuşalım.<br />
 seni tanımayanlar için kısaca kendinden bahseder misin?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Pekala&#8230; Yaşım 23. Profesyonel insanım, part time palyaço. :) ( gülüşmeler&#8230; )<br />
 Göçmen bir ailenin ortanca çocuğuyum. Bu kadar yeter&#8230;<br />
<b>gürcan:</b> bildiğim kadarıyla okuyucuların senin yüzünü görememekten muzdarip ( gülüşmeler&#8230; ) bu konuda düşünceler neler?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Sonuçta görsel bir sanatçı değilim. İnsanlar daha çok yazdıklarımla ilgileniyor. Görselin pek de önemli olduğunu düşünmüyorum. Yazdıklarımla gerekli fotoğrafı çizdiğimi düşünüyorum. Ancak bir tüyo vermeliyim ki, beni görenler şiir yazdığımı hiç düşünmüyor. ( gülüşmeler&#8230; ) Yüzümü göstermeyi de düşünmüyorum hiç. İmza günlerine palyaço makyajıyla katılacağım kesin bir şekilde&#8230; Hatta televizyon programlarına. : )<br />
<b>gürcan:</b> klasik bir soru olacak belki ama yine de sormakta fayda var. yazmaya nasıl başladın ve başlamadan önce seni yazmaya yönelten ne oldu?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b><br />
 İlk olarak, 9 yıl evvel doğum günümde yazdım. İlk şiirim, kendime ithaf edilmiş basit bir yazıydı&#8230; Hani insanlar bir arkadaşa ihtiyaç duyar, ya da zaman geçirecek bir şeylere. Bir bilgisayar oyunu, bir oyun konsolu vs&#8230; Ben de kalem ve kağıdı kullandım bu noktada. Pek arkadaşım da yoktu, anlaşamazdım hiç. Yani işin özünde yalnızlık doğurdu yazma ihtiyacını. Yalnızlık hissi.<br />
<b>gürcan:</b> Peki tüm bu denemelerinin bir kitap halini alması nasıl bir süreçte gerçekleşti?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b><br />
 İşin açıkçası, böyle bir hedefim yoktu şu an için. Yani yakın bir zamanda birileri bana gelip, &#8220;kitabın çıkacak&#8221; dese, ağzımla gülmezdim. Bu süreç, öncelikle 9 yıllık bir süreç. 9 yıl boyunca yazmak, yazının kendini zamanla değiştirmesi ve her şeyden önce okumak. Farklı türleri, farklı yazıları, farklı şairleri. Böylece yeni bir kalıp yaratmak hususu, daha kolay, kendiliğinden geldi. Bir göz aşinalığı gibi düşünelim bu durumu. Sonrasında 17 Şubat&#8217;ta blog yazmayı bırakıp, facebook üzerinden şiirlerimi yayınlamayı düşündüm. İlk başlarda pek kimse yoktu sayfamda. Gün geçtikçe büyüdü, sonra bir gün çok değerli bir abim, <u>Bora Demirsaran</u> bana bu teklifi yaptı&#8230; Gerisi de bilindiği gibi, kitap oluşturuldu.<br />
<b>gürcan:</b> gelelim kitabına. ilk olarak kitabın fazla dikkat çeken ismi hakkında sormak istiyorum. &#8220;morfinsiz çekilen düş sancıları&#8221; nasıl ve nereden çıktı bu isim? sanırım bunu en az benim kadar okuyucuların da merak ediyor.<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> O aslında çok tesadüfü bir durum. Eskilerden, sade olan bir şiirimin içinde geçiyor bu isim, daha sonra bir edebiyat sitesinde serbest yazınların olduğu bir başlık açmak istedim, bu ismi kullanmayı düşündüm. Gün geçtikçe hoşuma gitti. Ve sayfayı da bu isimle açtım. Artık üzerime yapışmıştı bu isim, tıpkı palyaçolar gibi. Bahsi geçen şiirdeki dize ise şöyle; &#8220;İçimden umutlarımı söküp alırken canım yanıyordu, Sanki içimde morfinsiz çekilen düş sancıları vardı.&#8221;<br />
<b>gürcan:</b> kitabı alıp okuduğumuzda bir isim dikkatimizi çekiyor. &#8220;Elf&#8221; kimdir bu Elf?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Elf&#8230; Benim yazarlığım yetmez anlatmaya onu&#8230; Yalnız o şiir olsaydı, ben çok güzel şair olurdum&#8230;<br />
<b>gürcan:</b> anlaşılan &#8220;Elf&#8221; senin için kutsal değerinde<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Evet. Kitabımı da o yüzden kutsal sayıyorum.<br />
<b>gürcan:</b>gerçekten etkileyici.<br />
peki kitabında yazıp beğendiğin bir kısmı &#8220;satışı etkiler&#8221; düşüncesiyle çıkardığın ya da iptal ettiğin oldu mu?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Yo, asla&#8230; İçimden ne geldiyse onu yazdım. Her zaman da onu yazıyorum. Her zaman da öyle olacak. Çünkü ticari bir kaygım yok, olmadı. Edebiyatın, şiirin ticarete malzeme olması açıkçası beni üzüyor. Ama maalesef sistem içinde bu gerekli. Gerekli olmak zorunda bırakılıyor&#8230; Velhasıl ticari bir kaygı duymadığım için, &#8220;satışı etkiler mi?&#8221; diye bir düşünceyle hiçbir yazı ekleme ya da çıkarma yapmadım.<br />
<b>gürcan:</b> bu ilk kitabınızdı. peki bundan sonrası için düşünceleriniz neler. şiirle devam etmeyi mi planlıyorsunuz yoksa güzel benzetmelerinizi bir romanla da görebilecek miyiz?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Şiirle de devam edeceğim elbette&#8230; Ancak yazı, çok geniş bir yelpaze&#8230; Hepsinin tadına bakmak isterim açıkçası. Baktım da&#8230; Deneme, öykü vs&#8230; Roman, bana biraz uzak bir kavram yani pek sevmiyorum, biraz zaman kaybı gibi geliyor. Kelime dağarcığı haricinde pek de yararlı değil. Ancak genelleme değil bu tabii. Ne romanlar var, insanın aklını alıyor&#8230; Elbet öyle düşüncelerimde var. Fakat Türkiye şartları, ne getirir bilmiyorum. Bundan sonra bir kitabım olur mu? onu da bilmiyorum. Olursa da şiir üzerinden gitmem, yani tek bir yol üzerinden gitmem. Zenginlik, çeşitlilik iyidir her zaman.<br />
<b>gürcan:</b> gelelim facebook&#8217;a. facebook üzerinden çoğu zaman paylaşımların oluyor. ve kitabınla aynı adı taşıyan bir grubun ve o gruba üye onbinlerce kişi var. bir nevi facebook sayesinde ünlü oldun diyebiliriz sanırım. bunun hakkında düşüncelerin neler?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Evet. Bu duruma sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum maalesef&#8230; Bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden patlama yaptım, son yılların trendine uymazsam, ölürdüm zaten&#8230; Bu konu beni biraz endişelendiriyor Edebiyat adına, biraz da seviniyorum gerçekten kaliteli kalemlere bir prototip oluşturduğuma. Şimdi herkes sayfa açacaktır, açmaya başladılar. Kimisi gerçekten hak ediyor, ancak hak etmeyenler de açıyor&#8230; Böyle arada sıkışıp kaldım. Umarım edebiyata zarar vermez bu akım&#8230;<br />
<b>gürcan:</b> röportajın son sorusunu eski bir arkadaşın olarak sormak istiyorum. biz seni daha çok komik, hareketli, vurdumduymaz biri olarak tanıyoruz. oysa yazılarında daha çok içine kapalı, depresif biri çıkıyor. bunu neye bağlamalıyız?<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Palyaçoları evlatlık almam, hayrıma değil&#8230;<br />
<b>gürcan:</b> son olarak eklemek istediklerin ve okuyucularına söylemek istediklerine yer verelim dilersen.<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Şiirlerimde genelde dışarı vurduğum, ölme isteği, intihar isteği aslında dünyanın ne kadar berbat, yaşanılmaz olduğunu simgeliyor. Bunu yapan da biziz. İnsanlar. İnsan gibi görünenler. Yaşamak, her şeye rağmen güzel. Ki yaşamak da bir parça savaşmaktır aslında, engellerle göğüs göğüse çarpışabilme gücü. Bunu yapabiliyorsak, insanlaşıyoruz demektir. Ve ben toplumlar arasındaki ikiliği, çok çeşitliliği anlayamıyorum, sınıf ayrımlarını da&#8230; Eğer illa ki bir ikilik olacaksa, iyi insanlar ve kötü insanlar diye olmalı. Onun dışında, İngiliz&#8217;i, Türk&#8217;ü, Kürd&#8217;ü, Lazı&#8217;ı, Şu&#8217;su, Bu&#8217;su&#8230; İnsan olarak değerlendirmek lazım daha çok, kimliklerde yazılı olana bakmadan. Bir kişi, insanlığa ne kadar faydalı olabiliyorsa, ona göre değerlendirmeli bence. İnsansak, kardeşiz, insan değilsek, siktirip gitsinler. : )<br />
<b>gürcan:</b> daha güzel bi röportaj sonu olamazdı heralde. çok teşekkür ediyorum Batuhan. umarım ikinci kitabınla tekrar röportaj yapma fırsatı buluruz.<br />
<b>Batuhan Dedde:</b> Ben teşekkür ederim Gürcan&#8230; Keyifti benim için seninle sohbet etmek. Röportaj demeyelim lütfen. Sohbet ettik. : )<br />
<b>gürcan:</b> Tekrar teşekkürler :)</p>
<p>Batuhan Dedde&#8217;nin ilk kitabı &#8220;Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları&#8221;nı internetten edinmek isterseniz <a href="http://www.dr.com.tr/Product.aspx?pid=0000000324524">d&#038;r</a> veya <a href="http://www.esenshop.com/detail.aspx?id=61072">esenshop</a> linklerinden siparişinizi verebilirsiniz. </p>
<p>Yine Batuhan Dedde&#8217;nin facebook üzerindeki sayfasına katılmak için <a href="http://www.facebook.com/MorfinsizCekilenDusSancilari">buraya tıklayabilirsiniz</a>.</p>
<p><strong>hediye: imzalı kitap</strong><br />
ve siz batuhan dedde severleri için güzel bir sürprizimiz var. Batuhan Dedde&#8217;nin ilk kitabı &#8220;Morfinsiz Çekilen Düş Sancıları&#8221; bu yazı altına yorum yapan kişiler arasından çekilişle 1 kişiye Batuhan Dedde tarafından imzalanmış bir şekilde gönderilecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2010/10/14/batuhan-dedde-ile-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>27</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>şizofreni yalnız oynanmaz</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2010/03/03/sizofreni-yalniz-oynanmaz/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2010/03/03/sizofreni-yalniz-oynanmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 21:31:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[aşk ve acı]]></category>
		<category><![CDATA[ilya yayınevi]]></category>
		<category><![CDATA[rahmi vidinlioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[şizofreni yalnız oynanmaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=586</guid>
		<description><![CDATA[naaaber blog ? hatırlarsan blogcuğum, bundan bikaç ay önce &#8220;aşk ve acı&#8221; isimli bi kitap tanıtmıştım. aslında tanıtma değil de bi nevi kitabı almadan önce kitap hakkında yaptığım araştırmalar neticesinde bi yazı yazmıştım. neyse. şubat başı idi sanırım yazarın -rahmi vidinlioğlu- kitaplarını almak üzere o kitapçı senin bu kitapçı benim dolaştım. ancak girdiğim her kitapçıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>naaaber blog ?</p>
<p>hatırlarsan blogcuğum, bundan bikaç ay önce &#8220;aşk ve acı&#8221; isimli bi kitap <a href="http://www.ghurjhan.com/2009/11/18/utan-tenime-degen-ellerinden/">tanıtmıştım</a>. aslında tanıtma değil de bi nevi kitabı almadan önce kitap hakkında yaptığım araştırmalar neticesinde bi yazı yazmıştım. neyse. şubat başı idi sanırım yazarın -<a href="http://www.rahmividinlioglu.com">rahmi vidinlioğlu</a>- kitaplarını almak üzere o kitapçı senin bu kitapçı benim dolaştım. ancak girdiğim her kitapçıda aldığım cevap tekti: &#8220;kalmadı&#8221;. ideefixte filan da yoktu aynı şekilde. dedim bu böyle olmaz. friendfeed&#8217;de yazarın feed&#8217;ine bi ileti bıraktım. dedim durum böyle böyle. yokmudur kitaplarınıza erişebileceğim başka bir yol. biraz muhabbet ettikten sonra kendisi kitaplarını bana yollayabileceğini söyledi. sevindim, çılgın attım evde, yan komşuya gidip sevincimi paylaştım, 3 gün 7 gece davetler düzenledim filan. yok bu en sonki olmadı sanırım.<br />
neyse efenim sevgili rahmi vidinlioğlu dün feed&#8217;ime kitapları imzalayıp kargoya verdiğini yazmıştı. bugün saat 3 gibi sanırım kapım çalındı ve kargocu arkadaş kitapları getirdi. paket içerisinde &#8220;<u>aşk ve acı</u>&#8221; ile &#8220;<u>şizofreni yalnız oynanmaz</u>&#8221; isimli kitapları bulunuyordu. şizofreni yalnız oynanmaz isimli kitabına başladım hemen, hatta 90. sayfasına kadar bi çırpıda geldim bile. tekrar kendisine teşekkür ediyorum. çok naifsiniz rahmi bey. teşekkürler.</p>
<p>ilya yayınevinden çıkan bu kitaplar hakkında daha geniş bi şekilde önümüzdeki günlerde yorumumu yeni bi başlık altında yapıcam sanırım. ancak şu anda, geldiğim noktaya kadar dikkatimi çeken cümlelerden birkaçını alıntılamak istiyorum:</p>
<blockquote><p>sana bir isim verene kadar tek sıkıntım, sana bir isim vermekti. isim verdikten sonraki tek sıkıntım ise, <em>o ismi unutmak</em></p></blockquote>
<blockquote><p>ani bir baskın yapsaydı ikimizin de evlerine narkotik; gecenin en ücra köşelerine özenle zulalanmış ve piyasa değeri hayli yüksek uyuşturucu gibi bir yalnızlık yakalayacaktı.</p></blockquote>
<blockquote><p>sen, evrende beni kurtarabilecek tek şey gibi gözüküyordun. böyle olmadığını bile bile buna inanıyordum! şizofreni inandırıyordu insanı en olmayacak şeylere bile!</p></blockquote>
<blockquote><p>senin her kelimen yeni bir acının hiç dinlenmemiş masalıydı. her gidişin, hiç gidilmemiş bir cehennemin boyut kapısı. yokluğun; sadece benim inanmadığım koca bir gerçek, varlığınsa benden başka hiç kimsenin inanmadığı masalsı bir yalandı. ve aşktı ikisinin arasındaki derin uçurumun adı!</p></blockquote>
<p>işte dostlar. böyle bir kitaba giriştim. yazar gerçekten inanılmaz denecek seviyede kelimelerle oynamış. ki henüz yarısına bile gelmedim. ancak tahmin ediyorumki yarın kitabın sonunu görebilirim. belli olmaz. belki gece de bitebilir. </p>
<p>sevgiler.<br />
<i><font size="1" color="#aa003a">biterken: the frames &#8211; red chord çalıyordu. </font></i></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2010/03/03/sizofreni-yalniz-oynanmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>utan tenime değen ellerinden ..</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/11/18/utan-tenime-degen-ellerinden/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/11/18/utan-tenime-degen-ellerinden/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 21:35:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=354</guid>
		<description><![CDATA[selam dostlar. dün sabah inanılmaz bi diş ağrısı ile uyandım. aslında tam olarak uyandım da denemez. tüm gece boyunca uyutmayan, yatağın içinde bir o yana bir bu yana delicesine döndüren bir ağrıydı çünkü. saatimi 07,50 &#8216;ye kurmuştum kalkıp işe gitmek için. en son saatimin çaldığını ve onu kapatığımı hatırlıyorum. ardından nasıl olduysa uyuklamışım yatağımın içinde. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>selam dostlar.</p>
<p>dün sabah inanılmaz bi diş ağrısı ile uyandım. aslında tam olarak uyandım da denemez. tüm gece boyunca uyutmayan, yatağın içinde bir o yana bir bu yana delicesine döndüren bir ağrıydı çünkü. saatimi 07,50 &#8216;ye kurmuştum kalkıp işe gitmek için. en son saatimin çaldığını ve onu kapatığımı hatırlıyorum. ardından nasıl olduysa uyuklamışım yatağımın içinde. sonrasında uyandığımda saat 09&#8242;u gösteriyordu. diş ağrısına yüz vermeden yatağımdan çıkıp alelacele giyindim ve işe gitmek üzere evden çıktım.</p>
<p>ofise vardığımda saat 09,40 idi. geç kalmıştım yine. ama çok iyi iki patrona sahip olmanın verdiği güzellikle pek de sorun olmamıştı bu. ofise girdim, bilgisayarımı açtım. ofise çıkmadan önce aldığım iki adet açmayı gıda etmeden hemen önce burç abi &#8220;iyi görünmüyosun, neyin var&#8221; dedi. dişim dedim. &#8220;dişim ağrıyo, uyutmadı tüm gece&#8221; dedim. kahvaltını yap, sonra git bi ağrı kesici al dedi. dediği gibi kahvaltımı -iki açma, bir bardak çay- yaptıktan sonra ağrı kesici almak üzere eczaneye gittim. diş ağrısı için ağrı kesici istediğimi söyledim. maxaljin isimli bi ilaç verdiler, günde iki adet kullanmak üzere. ilk tableti yudumladım. 2 saat geçmesine rağmen hiç etki göstermedi. en sonunda izin almak zorunda kaldım ve erkenden çıktım ofisten. akşam dişçime uğradım. bugüne randevu verdi. bugün tekrar gittim ve geçici dolgu yaptı. yazıyı yazarken vücudumun sol tarafını hissetmiyorum bu sayede. ve bu yüzden de diş ile ilgili durumlardan nefret ediyorum.</p>
<p>gelelim şimdi yazımın başlığına. ne alaka diyeceksiniz bu yazdıklarınla başlığın. öyle değil aslında. bugün friendfeed&#8217;de dolaşırken denk geldim. <a href="http://www.rahmividinlioglu.com/">rahmi vidinlioğlu</a> isimli birinin ff&#8217;inde &#8220;aşk ve acı isimli kitabın ikinci baskısı çıkıyor&#8221; diye yazdığını gördüm. hemen kişinin blogunu ziyaret ettim. nedir ne değildir diye şöyle bir baktım. açıkçası çekici geldi kitap. bayramdan sonra ikinci baskısı kitapçılarda olacakmış. almayı düşünüyorum.</p>
<p>kişinin blogunda yer verdiği <a href="http://www.rahmividinlioglu.com/index.php/kitaplar/ask-ve-aci">yazısına</a> göre kitabın arka kapağı -konuya başlık olan yazı bu alıntı içindendir- şöyle;</p>
<blockquote><p>Terk edip giderken beni, hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan! Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum! Sen hiç değilse terk edip giderken beni, yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan!</p>
<p>Utan tenime değen ellerinden, utan bakışlarından ki onlar değil miydi  sanki durmadan gözbebeklerimi öpen?!</p>
<p>Şimdi hiçbir şey yokmuşçasına dönüp arkanı giderken hayatımdan, sen hiç değilse tanıştığımız günden utan ve unut her şeyi! Çünkü adını hatırlayınca ben en çok şairliğimden utandım!</p>
<p>Ben çoktan kabullendim, senin beni terk edip gitme mecburiyetini! Sen hiç değilse nesli tükenmiş bir hayvan gibi terk edip giderken beni, en çok da beni gecelerce şehvetle öpen o çilek kokulu dudaklarından utan!<br />
Utan aldığın nefesten, utan içtiğin sudan, üzerimize görünmez bir parmaklık gibi örtülen gökyüzünden! Utan beni öpüşünden, utan yatağıma girişinden!</p></blockquote>
<p>sevgilerimle efenim. hoşçakalınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/11/18/utan-tenime-degen-ellerinden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>müzikleriyle hatırlanan oyunlar</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/11/14/muzikleriyle-hatirlanan-oyunlar/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/11/14/muzikleriyle-hatirlanan-oyunlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 21:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[blur]]></category>
		<category><![CDATA[chumbawamba]]></category>
		<category><![CDATA[command & conqueror]]></category>
		<category><![CDATA[fifa 98]]></category>
		<category><![CDATA[hell march]]></category>
		<category><![CDATA[in deep]]></category>
		<category><![CDATA[oyun müzikleri]]></category>
		<category><![CDATA[red alert]]></category>
		<category><![CDATA[song 2]]></category>
		<category><![CDATA[tubthumping]]></category>
		<category><![CDATA[world cup 98]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=347</guid>
		<description><![CDATA[hani bazı oyunlar vardır. oyunu oyun yapan müzikleridir. sırf o müziği dinlemek için oyunu açık tutarsınız. yana döne o müziği ararsanız sonra ama bi türlü bulamazsınız. mesela ben ea sportsun piyasaya sürdüğü world cup 98 oyununu sırf bu yüzden oynardım. ciddi manada oyunu açardım ve oynamazdım. world cup 98&#8216;in maskotu yanlış hatırlamıyorsam Footix idi. hemen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>hani bazı oyunlar vardır. oyunu oyun yapan müzikleridir. sırf o müziği dinlemek için oyunu açık tutarsınız. yana döne o müziği ararsanız sonra ama bi türlü bulamazsınız. mesela ben <strong>ea sports</strong>un piyasaya sürdüğü world cup 98 oyununu sırf bu yüzden oynardım. ciddi manada oyunu açardım ve oynamazdım. <strong>world cup 98</strong>&#8216;in maskotu yanlış hatırlamıyorsam <strong>Footix</strong> idi. hemen sağ tarafta gördüğünüz maskottan bahsediyorum. oyunu açardım maskotun hareketlerini izlerdim. inanılmaz bi huzu verirdi bana ciddi manada. geçenlerde bu şarkıyı buldum. her gün dinliyorum. oyunun cd&#8217;sini bulabilirsem oyunu da almayı düşünüyorum. eskisi gibi müziği dinleyip maskotu izlemek istiyorum :D</p>
<p>bunun dışında mesela efsaneleşmiş oyun müzikleri kategorisi altına sokabileceğimiz blur&#8217;un song2&#8242;si vardır. o da fifa98&#8242;in müziğiydi hafızam yanıltmıyorsa.</p>
<p>bundan başka mesela çok gaza getiren bi müzik daha vardı. red alert 2 command  conqueror oyununda idi sanırım. müzik çaldığında tüm orduyu düşman sahasına  yollardım :D o derece gaza getiren bir şarkı idi. ismini hatırlayamadım şimdi. yazıyı yazdıktan sonra arayayım bi bak.</p>
<p>bir de liste yapalım. aklımıza geldikçe listeyi güncelleriz sonra. güzel olur hem.</p>
<p><strong>world cup 98</strong>: <em><a href="http://www.youtube.com/watch?v=fm4iU0yx9GY&amp;feature=fvst">chumbawamba &#8211; tubthumping</a></em></p>
<p><strong>fifa 98</strong>: <em><a href="http://www.youtube.com/watch?v=TByqESZekxc">blur &#8211; song 2</a></em></p>
<p><strong>red alert 2 command &amp; conqueror</strong>: <em><a href="http://www.youtube.com/watch?v=Tb-gI_pFog0">hell march</a></em> ve <em><a href="http://www.youtube.com/watch?v=5x7VvFy4BYQ">in deep</a></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/11/14/muzikleriyle-hatirlanan-oyunlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>bazen ölmek istiyorum nedensiz</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/09/20/bazen-olmek-istiyorum-nedensiz/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/09/20/bazen-olmek-istiyorum-nedensiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2009 11:14:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[lityum]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[müzik player]]></category>
		<category><![CDATA[ölmek]]></category>
		<category><![CDATA[sahnede]]></category>
		<category><![CDATA[serkan özcan]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur yaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=234</guid>
		<description><![CDATA[böyle bişey olsa ya. insan bunalıyo bazen. gördüklerinden, duyduklarından, duymak isteyip de duyamadıklarından, ondan bundan herşeyden. işte sırf bu anlarda kısa bi zamanlık ölümler olsa. temelli bi ölüm değil ama. beden dışındaki bi beyin göçünden bahsediyorum. kimileri bunun varolduğundan bahsediyo. cidden böyle bişey olsa, gidip bi görsek. ona göre belki de hayata şekil verilebilir. neyse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>böyle bişey olsa ya.</p>
<p>insan bunalıyo bazen. gördüklerinden, duyduklarından, duymak isteyip de duyamadıklarından, ondan bundan herşeyden. işte sırf bu anlarda kısa bi zamanlık ölümler olsa. temelli bi ölüm değil ama. beden dışındaki bi beyin göçünden bahsediyorum. kimileri bunun varolduğundan bahsediyo. cidden böyle bişey olsa, gidip bi görsek. ona göre belki de hayata şekil verilebilir.</p>
<p>neyse bayram bayram bunalmayalım yine. en azından çabalayalım.</p>
<p>grup tanıtayım size biraz.</p>
<p>ilk grup olarak lityum. Lityum ilk albümünü henüz bu sene yayınladı. uzun soluklu olmalarını diliyorum. hakkatten iyi müzik yapıyolar. vokalin sesi de bi hoş. uzun yıllar onları duyabiliriz. tek tek şarkı isimlerini vermicem. albümü edinin ve dinleyin. ciddi manada sağlam bi albüm. özellikle &#8220;özür dilerim&#8221; şarkıları bi harika. şarkıyı dinlemek için <a href="http://www.ghurjhan.com/muzik/2009/lityum-ozur-dilerim/">müzik player</a>&#8216;ıma giriş yapabilirsiniz. dinleyin dinletin.</p>
<p>ikinci olarak serkan özcan. o da lityum gibi ilk albümünü bu sene çıkardı. içimdeki gökyüzü isimli albümünde 11 şarkı bulunuyo. serkan özcan ismini inanıyorumki çok çok uzun bir zaman duyacağız. olur da önüne bi engel çıkmazsa, yada kendi kendini bitirmezse tabi. albümündeki 11 şarkının da tadı ayrı. özellikle ben &#8220;<a href="http://www.ghurjhan.com/muzik/2009/serkan-ozcan-evvel-zaman-icinde/">evvel zaman içinde</a>&#8221; isimli şarkısını tuttum. yine bu şarkıyı <a href="http://www.ghurjhan.com/muzik">müzik player</a>&#8216;ımdan dinleyebilirsiniz.</p>
<p>bugünkü son tanıtacağım şarkıcı yağmur yaman. kendisinin bildiğim henüz bi albümü yok. sadece iki şarkı yayınlamış internet ortamına. şarkıların isimleri &#8220;<a href="http://www.ghurjhan.com/muzik/2009/yagmur-yaman-derin-mevzular/">derin mevzular</a>&#8221; ve &#8220;özledim seni&#8221;. hangisinin daha iyi olduğuna karar veremedim. çünkü farklı zamanlarda, farklı duygularla dinlediğinizde diğeri öbürünün önüne geçebiliyor. ikisini de dinleyin. ikisi de şiddetle tavsiyemdir.</p>
<p>sevgiler. ve iyi bayramlar. <em>( adettendir. demesek olmaz )</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/09/20/bazen-olmek-istiyorum-nedensiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>nasıl bi gün bu. wtf?</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/09/13/nasil-bi-gun-bu-wtf/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/09/13/nasil-bi-gun-bu-wtf/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 17:39:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[günlük]]></category>
		<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[allahsız marduk]]></category>
		<category><![CDATA[katatonia]]></category>
		<category><![CDATA[katatonia - forsaker indir]]></category>
		<category><![CDATA[marduk]]></category>
		<category><![CDATA[marduk - wormwood indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=228</guid>
		<description><![CDATA[arkanda ayı var demişmiydim blog ? pek muhterem katatonia grubunun 2009 albümü yolda sevgili seray severler. bugün bunaltıyı dolaşırken rastgeldim. sayfaları dolaşırken katatonia &#8211; forsaker (2009) başlığını gördüm. hassbinallah dedim ramazanın vermiş olduğu etkiyle beraber :D ardından çeşitli yardırmacalar sonucunda forsaker single&#8217;nı tarafımca şeyettirdim. girişte sanki böyle bi bilindik katatonia&#8217;nın dışına çıkmışlar gibi geldi, daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>arkanda ayı var demişmiydim blog ?<br />
<img class="size-full wp-image-337 alignright" title="WTF" src="http://www.ghurjhan.com/wp-content/uploads/WTF1.jpg" alt="WTF" width="146" height="161" /><br />
pek muhterem katatonia grubunun 2009 albümü yolda sevgili seray severler. bugün bunaltıyı dolaşırken rastgeldim. sayfaları dolaşırken katatonia &#8211; forsaker (2009) başlığını gördüm. hassbinallah dedim ramazanın vermiş olduğu etkiyle beraber :D ardından çeşitli yardırmacalar sonucunda forsaker single&#8217;nı tarafımca şeyettirdim.</p>
<p>girişte sanki böyle bi bilindik katatonia&#8217;nın dışına çıkmışlar gibi geldi, daha bi sert müzik yapıcaklarmış izlenimi verdi. ama şarkıyı tamamen dinleyince bildiğimiz katatonia tadını aldım şahsım adına.</p>
<p>tam katatonia&#8217;nın etkisi geçmişken bir dehşetcengiz-muhtaşak duyguya daha kapıldım. bu seferki öyle böyle değil ama. marduk lan marduk ! marduk &#8211; wormwood 2009 albümü. taş olmuş taş !</p>
<p>ne varsa bu finlandiya-isveç ve çevresinde, herifler yemiyor içmiyor müzik yapıyor anasını satayım. insanmısınız lan allahsızlar. marduk tam bi albüm çıkarmış hem de. katatonia gibi gösterip de vermemezlik yapmamış :D albümdeki her şarkının tadı ayrı, her şarkı kısa zamanda içinizdeki duyguların dışarı salgılanmasına sebebiyet veriyor. dinlerken yakın çevrenizde bardak, küllük ve bunun benzeri kırılabilir eşya bulundurmayın. benden söylemesi.</p>
<p>allahsız marduk!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/09/13/nasil-bi-gun-bu-wtf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>shamrain dinlemece</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/08/20/shamrain-dinlemece/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/08/20/shamrain-dinlemece/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 14:17:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[depresif rock]]></category>
		<category><![CDATA[doom metal]]></category>
		<category><![CDATA[finlandiya]]></category>
		<category><![CDATA[müzik]]></category>
		<category><![CDATA[shamrain]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[bazen insan kendini hiçbişey yapamayacak bi durumda hisseder hani. yorgun düşmüştür. herşey, herkes onu yorar. en ufak bir ses bile çığlık gibi gelir hani. işte bu durumların grubudur shamrain. grubun vokalinde aynı zamanda entwine grubunun solisti olan mika tauiraine bulunuyor. türkiye&#8217;de bulunsa kendisine kadife sesli şarkıcı denirdi muhtemelen :D adamın gerçekten inanılmaz bi ses tonu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bazen insan kendini hiçbişey yapamayacak bi durumda hisseder hani. yorgun düşmüştür. herşey, herkes onu yorar. en ufak bir ses bile çığlık gibi gelir hani. işte bu durumların grubudur shamrain.<br />
<img class="size-full wp-image-332 alignright" title="shamrain" src="http://www.ghurjhan.com/wp-content/uploads/shamrain.jpg" alt="shamrain" width="210" height="210" /><br />
grubun vokalinde aynı zamanda entwine grubunun solisti olan mika tauiraine bulunuyor. türkiye&#8217;de bulunsa kendisine kadife sesli şarkıcı denirdi muhtemelen :D adamın gerçekten inanılmaz bi ses tonu var. sanki entwine grubundaki şarkılarında 20li yaşlarında haşarı bi çocuk, shamrain&#8217;de ise 40ını devirmiş bir tesbit insanı gibi geliyo kendisi bana. sözlerle bütünleşmesi inanılmaz.</p>
<p>bu harika müziği yapan elemanlar her zamanki gibi finlandiyalı. finlandiyadan babam çıksa dinlerim geyiğini bozmamışlar.</p>
<p>size özellikle şu şarkılarını dinleyin demek isterdim. ama gelin görünki şarkıları arasında bi ayrım yapamıcam. hepsini dinleyin işte. birini dinlediğinizde &#8220;hassktr. şu nasıl acaba. şu. şu ..&#8221; gibi triplere girebilirsiniz. üstüste dinlendiğinde intihara sürükleyebilir, şimdiden uyarıyorum. hatta depresifliğin tavan yapmış günlerinizde shamrain, hanging garden, shape of despair, eluveitie ve biraz da anathema&#8217;dan oluşturulan bi playlist yapıp bir de mektup yazdıktan sonra intihar edebilirsiniz. o derece bi vuruculuğu vardır grubun. uyarıyorum.</p>
<p>bu grubu birazdan belirteceğim gibi dinlerseniz tadına tam olarak varabilirsiniz. havanın en karanlık olduğu zamanlarda -ki bu gece 02 ile 04 arasıdır- , gözler kapalı bi durumda, sessiz seedasız bir boşlukta, küllükte yanar durumda bir sigara ve yanında bir kadeh şarap. tadından yenmez.</p>
<p>sözlükten bi yorum alıntılamak istedim. gittiği bi yer olucaktır illaki.</p>
<blockquote><p>to leave isimli bir parcalari vardir ki insani darmadagin eder. <em>terkedebilmek basaridir belki de;ama mecburiyetse fena yakar cani,hele akilda kalan her sey -inadina- hala guzelliklerse</em>..</p></blockquote>
<p>sevgilerle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/08/20/shamrain-dinlemece/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Skhizein</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/06/24/skhizein/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/06/24/skhizein/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 23:25:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[91cm]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa Film]]></category>
		<category><![CDATA[Skhizein]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=128</guid>
		<description><![CDATA[Bu günlerde kısa film merakı başladı bende. Birazdan izleyeceğiniz film de o merakımı giderirken rastladığım ve beğendiğim filmlerden biri. Filmin adı Skhizein. Kendimizden ne kadar uzağız ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu<img class="size-medium wp-image-334 alignright" title="skhizein" src="http://www.ghurjhan.com/wp-content/uploads/skhizein-300x169.jpg" alt="skhizein" width="180" height="101" /> günlerde kısa film merakı başladı bende. Birazdan izleyeceğiniz film de o merakımı giderirken rastladığım ve beğendiğim filmlerden biri. Filmin adı Skhizein.<br />
Kendimizden ne kadar uzağız ?</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="512" height="322" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="AllowScriptAccess" value="always" /><param name="bgcolor" value="#000000" /><param name="flashVars" value="id=13522388&amp;vid=&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=&amp;embed=1" /><param name="src" value="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" /><param name="flashvars" value="id=13522388&amp;vid=&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=&amp;embed=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="512" height="322" src="http://d.yimg.com/static.video.yahoo.com/yep/YV_YEP.swf?ver=2.2.40" flashvars="id=13522388&amp;vid=&amp;lang=en-us&amp;intl=us&amp;thumbUrl=&amp;embed=1" bgcolor="#000000" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/06/24/skhizein/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>radical noise dinlemece</title>
		<link>http://www.ghurjhan.com/2009/06/22/radical-noise-dinlemece/</link>
		<comments>http://www.ghurjhan.com/2009/06/22/radical-noise-dinlemece/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 23:26:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ghurjhan</dc:creator>
				<category><![CDATA[kültür & sanat]]></category>
		<category><![CDATA[bazen]]></category>
		<category><![CDATA[grindcore]]></category>
		<category><![CDATA[hardcore]]></category>
		<category><![CDATA[kuaför cengiz]]></category>
		<category><![CDATA[radical noise]]></category>
		<category><![CDATA[türk rock]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ghurjhan.com/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[bi zamanlar radical noise diye bi grup vardı hatırlarmısınız bilmem. 5 6 sene öncesinde sanırım. noldu onlara ? harika bi şarkıları vardır onların. bazen adında. geçenlerde denk geldim youtube &#8216;da. eski bilgisayarımda kendilerinin albümleri de vardı. ancak gelen bilgisayar giden bilgisayardaki albümleri arattı tabi. neyse aradım nihayetinde buldum. şimdiki sert müzik adı altında yapılan zırvalamalardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bi zamanlar radical noise diye bi grup vardı hatırlarmısınız bilmem. 5 6 sene öncesinde sanırım. noldu onlara ?</p>
<p>harika bi şarkıları vardır onların. bazen adında. geçenlerde denk geldim youtube &#8216;da. eski bilgisayarımda kendilerinin albümleri de vardı. ancak gelen bilgisayar giden bilgisayardaki albümleri arattı tabi. neyse aradım nihayetinde buldum. şimdiki sert müzik adı altında yapılan zırvalamalardan çok çok iyilermiş. şarkı sözleri anlamlı bi kere. misal bazen. inanılmaz sözleri var şarkının. aşağıya eklicem bakarsınız birazdan. daha öncesinde biraz daha bişi yazmak istiyorum ama.</p>
<p>bu radical noise&#8217;den önce grindcore yapan kuaför cengiz vardı. onun şarkıları da güzeldi. salak sözlere sahip olsa da iyiydi. o zaman dinlenme kaygısı taşımadan yapılmış ender şeylerden biriydi. 2001 yılında rock müziği gelişmemişken grindcore albüm çıkarmak yürek ister. adam çıkardı ama. işte bu kuaför cengiz&#8217;le aynı dönemlerde çıktı bu radical noise.</p>
<blockquote><p>Sabahın sesi kulaklarımda biri pencereyi açmış yine<br />
Ekşi yorgun bir tat ağzımda<br />
Şehir gri kefeninde sakin<br />
Davetsiz konuklarla tedirgin<br />
Güne, kararsız yolum uzun</p>
<p>Hani olur ya bazen kaçarsın herşeyden<br />
Hani olur ya bazen şarkı biter aniden<br />
İşte böyle günlerde hep uyumak istediğinde<br />
Tamda böyle günlerde umudu büyüt içinde</p>
<p>Şehrin toprağı altımda inlese, ufakça irkilsem<br />
Sesime ses verse bir martı<br />
Yalnızlığın öbür ucunda bir dost daha var diyebilsem<br />
Hani sen hiç gitmesen</p>
<p>Yaşam ağını örerken gözlerine şarkı birden duruverse bile<br />
Gözlerini ayrılık ıslatsa bile, umudu büyüt içinde</p></blockquote>
<p>Sözler şimdiki sert müzik yaptığını iddaa eden kişilerin sözlerine benzemiyo sanırım. gayet başarılı sözler.</p>
<p>sevgilerimle. görüşürüz sonra.</p>
<p><span style="font-size: xx-small;"><span style="color: #ff6600;"><em>not: biterken radical noise &#8211; çığlık çalıyordu.</em></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ghurjhan.com/2009/06/22/radical-noise-dinlemece/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

