Temmuz 23
avşa’da bir hafta
bu sene tatil yapmak için avşayı seçtim. gerçi seçimden öte bi anlık kendi gazıma gelmemin etkisiyle avşaya gittim diyebilirim. kaanla konuşurken birden “hadi biletleri aldım, gidiyoruz” dedim. hoop öylece gitmiş olduk işte. yarım saatte bavul hazırlayıp, giyinip, idonun hareketinden 10 dakika önce bostancı ido iskelesine varmıştık bile. 4 saate yakın deniz yolculuğuyla birlikte akşam 9buçuk gibi avşaya inmiştik. nerde kalcaz napcaz derken birden kaanın arkadaşını görüverdik. pansiyon işletiyomuş oralarda. neyse gittik işte kaldık onda. geçen çarşambadan bu perşembeye 8 günlük bi tatil oldu. kısa oldu ama güzel oldu.
avşaya ilk indiğimiz gün pansiyona yerleştikten sonra şöyle bi adayı gezelim dedik. çıktık boydan boya gezdik. ilk izlenimlerim gayet boktan bi yere geldik lan şeklindeydi. hatta ilk geceydi sanırım bi festfutçuya oturup iki sosisli yiyip 9 lira verince “oha amk” demekten kendimi alamadım. bunun gibi mesela fiyat konusunda çok dengesiz bi yer. sosisli dediğim gibi 4.5 lira, ama diğer yandan da iskender+ayran 8 lira. böyle şekilsiz bişeydi yiyecek konusu. sonra mesela marpuç kafe diye bi yer var. nargile kafe tarzı bi yer. girip iki bira artı bi nargilenin bedeli olarak size 39 tl’lik bi hesap çıkarıyorlar. siz de ardından eğilelim mi öne doğru bi de diye sorabilirsiniz. affetmezler sanırım.
anlaşılacağı gibi insanın cüzdanınısiken bi işletme anlayışları var.
sonra çok kalabalık olması da ayrı bi eksi yönüydü mesela. göt kadar bi çarşıları var. 3 metrekarelik yerde 5 dükkan 400 insan mevcut anasını satiim. şaka gibi. temde kaza olur da trafik ilerlemez ya hani, heh işte aynı şekilde bi insan trafiği oluşuyo. ciddi şekilde yürümeyi kesip bekliyosunuz yolda. şaka gibi.
bunlar sikko yönleri, bi çırpıda aklıma gelenlerden.
e bu kadar giydirdin nası güzel geçti ulan o zaman tatilin derseniz ağzınıza vurarım. bi kere halk olarak avşalılar çok canayakın, çok samimi insanlar. hele hele pastanecileri filan çok sempatik böyle ne bileyim insanın alıp kucağına sevesi geliyor, gelmişken de seviyorsunuz filan. eheahaehea.
açıkçası benim tatil anlayışım denize girmek, yemek yemek, kitap okumak, uyumak olduğundan ötürü çok sevdim. bi kere çok huzurlu lan. 2 kitap bitirdim 8 günde. düşün artık.
23 senedir istanbulda yaşamanın verdiği o gürültüden uzak olması, ne bileyim halkın samimi olması filan süper şeyler. benim aynı apartmanda oturup tanımadığım insanlar var istanbulda mesela. orda öyle bişey görmek imkansız. ki 7 8 gün kaldım birçok kişiyle sadece yolda gördüğümde bile selamlaştığım oldu. bırakın muhabbet ettiğin kişilere selam vermeyi. araba sesi yok. insanlar bisikletleriyle geziyorlar bi kere lan. harika bişi bu. en lüks götürgeci motosiklet. o da çok seyrek.
denizi mis gibi sonra. tertemiz. atlıyosun suya böyle coss diye ses çıkıyo güneşten yanmış vücudun suya değince. oyhş. bak yine denize girmek istedim. hele bir de altınkum denen yer tam bi harika. ha bu arada altınkumdaki sapphire işletmecisi filan olur da okursa, “şezlonglar için para almadınız lan. manyakmısınız, yoksa beni çok mu sevdiniz?”
bu arada bi kokoreççisi vardı avşanın çarşı üzerinde. ona çok büyük küfür ettim lan. hayvan herifin kokoreçten bi haber olmasını geçtim, kömürü doğrayıp ekmeğin arasına koyup al sana kokoreç diye ikram etmesi ve bir de yüzsüz olması çok çirkin. pis herif. bence batarsın sen.
hani şu fiyat konusunda dedim ya çok dengesizler diye :D ilk gittiğimiz günlerde 3 top dondurma 1 lira 5 top dondurma 1.5 lira idi. dönmeden iki gün önce 5 top dondurma 1 lira 7 top dondurma 1.5 lira oldu. dönmeden 1 gün önce 5 top dondurma 1 lira 8 top dondurma 1,5 lira oldu. ve dönüceğimiz gün 3 top 1tl 6 top 1.5 tl oldu. abi çok dengesizsiniz lan :D valla bak. her dondurmacının önünden geçerken gülmeme sebep oldunuz valla. hayır bi kamera filan varsa oralarda sürekli gülen çocuk olarak hatırlanıcam :D hoş değil yani :D
bir de şu var, ki ekstra bi paragraf ayırmayı uygun gördüm. avşada kaanla tatil yaparken, bizden 4 gün sonra gelen caner, burak ve enesi gördüm. kendileri pek soğuk, sanki gönül koymuş gibi davranışlar sergiliyorlardı. bunun sebebi de belliydi tabi. onlarla avşaya gitmemiş olmam. ancak artık şu bebeliği bırakmanın zamanı geldi beyler. sizle tatil planları yaparken defalarca anlattığım defalarca söylediğim gibi, sizin tarihiniz bana uymuyordu. uysa bile ben 3 günlük tatile doyacak biri değilim. bunları sizler de biliyorsunuz. hal böyle olunca sizinle gitmemiş, sizden daha önce gitmiş olmam gayet normal. ancak bunu idrak edemeyecek kişiler değilsiniz diye umuyorum. yahut sizinle tatil yapmak istemediğim gibi bir şey de yok. ki geçen sene hepinizle, bir önceki sene yalnız canerle birlikte tatile çıktığımı tekrar anımsatmama gerek yok. hala daha gönül koyucak, konuşmaktan çekinecekseniz; selam vermemenizi tercih ederim.
sevgiler.
notingen: onor bumbum dinleyin. iyidir.
Avşa Adası işletmecileri de umarım bu yazınızı okurlar…
Olumlu ve olumsuz şeylere dair yaptığınız vurgu için teşekkürler…
Yazınız güzel olmuş, elinize sağlık…