Mart 17
fuck your shadow from behind
meleba.
son yazımdan 2 hafta sonra yeniden yazıyomuşum. baya olmuş görüşmeyeli sevgili blog. tabi bu 2 haftalık sessizlikten olsa gerek google alt bağlantıların listelenmesini kaldırmış. kötü oldu bu. onun dışında akismet 203 spam yakalamış. çok sevmeye başladım bu eklentiyi artık. neyse.
bu iki haftalık aranın olması aslında benim dışımdaydı. çünkü ilk haftası tamamen süperonline’n bok yemesi sonucunda oluştu. 7 gün internet erişimim sağlanamadı. şaka gibi. uğradığım zararın haddi hesabı yok anlıcağın. her ne sikimse artık hataları 7 günün sonunda bağırııp çağırdıktan sonra bağlantı geldi. denk geldi belki ama illa itin götüne sokmak gerekiyo demek.
neyse işte internet bağlantısı geldikten sonra aldığım bi site işi vardı. gerçi bu işin bana gelmesi de başka bi komik lan. işi bana yönlendiren kişiyi görmüş bile değilim. ex-görlfirendimin arkadaşı var bitane, o yönlendirdi işte. ona başladım. şuanda bitti gibi aslında. bakalım belki bikaç eklenmesi gereken daha şey çıkabilir sonradan. çıkmasa aslında daha hoş. ama illaki çıkıcaktır.
28 ve 30 martta sınavlarım var blog. iki sınav. 50+ almak için bundan bi hafta öncesinde başladım hafiften çalışmaya. korkuyorum aslında bunu yazmaktan. dersler kolay. yani konular kolay. ancak her ikisi de riskli. neden mi. nedeni şu. bir tanesinin hocası profesör oldu. profesör olmadan önce de doğru olsa bile kırık not verirdi. sırf bu yüzden birinci sınıf dersimi, üçüncü sınıfın sonunda anca verebilmiştim. şimdi bir de prof oldu beyimiz. ortalığın ağzına sıçabilir. ki geçen dönem genel kimya dersinde yapmış bunu. 140 kişi filan bütünlemeye girmiş 1 kişi geçmiş. allahsız bildiğin.
diğer hoca için geçen döneme kadar atıp tutuyodum. hoş geçen dönem beni geçirdi dersinden. ancak bu dönem şöyle birşey var. geçen sene bir dönem boyunca işlediği konuları bu sefer sadece vize dönemine sıkıştırmış. yani finalde elimde not yok, notu geçtim asıl önemlisi soru yok. zira bu adamın klasik soruları var. sorarsa geçen dönem olduğu gibi geçiliyo dersten işte. neyse ya skerrö.
gelelim konu başlığına. şimdi bunun türkçesi “gölgeni gotünden skerro” demek. ilk bakıldığı zaman muzip biri tarafından fazlalıkla yaratıcılıkla söylenen bi küfür olarak algılanabilir. hatta öyle algılanılıyo. ancak durum öyle değil. fuck your shadow from behind, bir alman deathcore grubu. abi durum çok vahim. düşünsene muhabirsin. elemanlar geliyorlar konser vericekler filan. senden adamlarla röportaj yapmanı istiyolar. ne diceksinki adamlara. mesela grubun adının nerden geldiğini sorarsın dimi. e hadi sor. gölgeni götünden skerro ismini nerden aldınız hacular? çok vahim abi. korktum bak şimdi. ha bu arada grubu tavsiye filan etmiyorum lan. beynim sikildi. bazı bazı dinlenebilir ama yine de. insan bazen kafa göz dağıtmak istiyor. o anların müziğini icra ediyorlar.
lan o bu değil de. geçen haftasonu çıldırdım hafiften. aynı gün içerisinde ekranın başından kalkmadan matrix trilogysi ve ardından avatarı izledim. bokunı çıkarmak deyiminin sözlük anlamını işledim tam olarak. 10 saat filan ekran başında, elimde mısır filan izledim.
o gecenin sonundaydı sanırım tuğçeyle konuşuyodum msnde. o da deli gibi dizi izliyomuş. canım çekti benim de. zamanlaması çok kötü oldu ancak couplingi aldım. başladım izlemeye. sınav öncesinde böyle bi riske girdim. hadi hayırlısı diyorum. dedim.
öperim !
biterken: artesia – sous la pierre brisee çalıyor idi.