Ocak 3

everything would be different. but, not.

selam.

biliyosun/uz/, yarın sınavlarım başlıyor. mola verdiğimde bugün şunu düşündüm, ki yazının başlığına da evsahipliği yapan cümle oldu: acaba herşey böyle olmasaydı nasıl olurdu.

evet herşey böyle olmasaydı konusundan bahsediyorum. hani insanlar derler ya “şu şöyle değil de böyle olsaydı aslında herşey daha iyi olabilirdi” diye. kişinin içinin burkulduğu bir nokta mıdır o, yoksa ilgili durumun o tarafını merak etme arzusumudur bilinmez. bakma bilinmez dediğime. tahmin edebiliyorum.

ayrım yapmadan her insanda var bu. e zaten olmalı da. buna bişey demiyorum. benim demek istediğim nokta aslında şu. anı yaşarken kendimizi soyutlayıp o an ne yaptığımızı dışarıdan görebilseydik eğer, daha sonra kurduğumuz “acaba şöyle olsaydı nasıl olurdu herşey” cümlesini kurarmıydık. veyahut bu soruyu görüp o andaki davranışlarımızı mı değiştirirdik. eeh. sınav arefesinde düşünülecek şeyler değil bunlar. ama bayıldım hafif.

yarın sabahın 6sında kalkıp haydarpaşaya gidicem. adapazarı ekspresine atlayıp izmite gidicem. stres dolu bi sınav yaşadıktan sonra aynı yöntemle geri dönücem. umarım sınavım iyi geçer. tekrar okulun uzamasını istemiyorum. tekrarını kaldıramam. bitsin artık şu okul. ardından askerlikmidir nedir. şekillensin hayatım. böyle olmuyo.

aslına bakarsan üniversiteyi kazanmadan önce dediklerim çıkıyor be blog. 4 yıllık kazanırım demiştim. ama 4 senede bitmez bi sene uzar demiştim. sonra mezun olduktan sonra askere giderim. geldiğimde iş bulurum hayatımı düzene sokarım demiştim. taa bundan 6 sene önce belkide. şimdi bakıyorum aynen o noktadayım. aslında gayet planlı programlı bi hayatım var. ama içinde yaşarken bunu çözemiyorum kimi zaman. yalan dedim. çoğu zaman.

saat dokuz buçuk. saat ona kadar buralarda durucam. ardından son bi kez tekrar yapıcam. müziği açıp yatağıma giricem. saatimi kurup uyumaya başlıcam.

bak bugün öğrendiğim ilginç bi bilgi var. seninle paylaşayım bunu istedim. öğrendiğim şey tuhaf bişey. galvanik potansiyel adında ütopik bişey. aslında bunu yazmamın sebebi; kimya biliminin bazen ne denli gereksiz bilgiler içerdiğini göstermek istemem. yada bana öyle geliyo. ama bunun başka bi açıklaması olamaz.

sonsuz uzaklıktan herhangi bir noktaya yük getirmek için yapılması gereken iş olarak tanımlanabilir.

şimdi arkadaş. ben manyakmıyım lan. sonsuz uzaklıktan neden yük getiriyorum. sonsuz uzaklık neresi ayrıca. hayır önce bunu bilmeliyim ki sonsuzluğa gidip yükü sırtlayayım değil mi dostlar?

tam bu cümlenin pervasızlığını üzerimden atıyorumki. ardından şöyle bir cümle belirip beni deli etmesin.

herhangi bir sistemde galvanic potansiyel veyahut galvanic potansiyel farkını hesaplayamayız.

buyur burdan yak. e mk biz neyin peşindeyiz lan? hayır bu mudur yani olayımız. madem hesaplayamıyorum manyakmısınız lan neden müfredata alıyorsunuz. zamanında gerizekalının biri çıkmış çok uğraşmış bulamamış mk bişey. ona hürmeten müfredata katmışsınız. tamam da öldü adam. e bi git. çılgın.

görün halimi a dostlar. nelerle uğraşıyorum anasını satayım.
iyi dileklerinizi bekliyorum. yarın sınavım var. tüm pozitif enerjinizi yanımda hissetmeliyimki sonsuz uzaklığa gidip yükü sırtlanabileyim.

sevgiler.

yorum gönder