Mayıs 22
sigarayı bıraktım
çarşamba günü kocaeli’ye gittim. malum şenlikler vardı, özlem tekin geliyodu filan. konsere 2 saat kala okula geçtik caner, ümit ve ben. okulda arkadaşlarla buluştuk ve özlem’i dinledik.
sonrasında her zamanki gibi otostop çekerek yada şöyle desek daha doğru olur, zorla bi araba durdurup bizi almasını sağlayarak arkadaşın evine gittik. evde arkadaşımın ev arkadaşları da vardı. selamlaştık filan derken, bana söylenen ilk cümle şu oldu: “meraba, aa sen saçını kestirmişsin. aa dur sen acayip zayıflamışsın.” hakkatten zayıflamıştım. bundan 4 sene önce üniversiteye başlarken 73 kiloydum. 4 sene sonra bugün 64 kiloyum. 9 kilom neredeydi ? diye düşünmeye başladım :D sanki daha önce düşünmemişim gibi :D
sonra buldum nedenini. sigaraydı. sadece o da değildi ama büyük sebebi bu diye tahmin ediyorum. sonra dedim ki kendime “ulan madem her gören bu tarzda bi tepki veriyo, demek ki kötü duruyorum. kilo almam gerek. o zaman ilk iş olarak sigarayı bırakayım.” zaten içtiğim sigara diğer sigaralar gibi değildi. bilinen sigaralar şu oluyo tabi bunu da anlatmam gerekecek :D bilinen sigaralardan bi tane içtiken 45 dakika, 1 saat kadar sonra içmek istersiniz tekrar. ama benim içtiğim sigara çerez gibiydi. hani bi paketi 5 saatte bitirebilirdiniz. (west ice içiyorum, aa pardon içiyodum) işte bu yüzden yemek yemeye zaman olmuyodu. sigara içmeyenler nası lan ? diceklerdir. anlatayım şöyle. sigara içtiğiniz zaman o sizin bi anlık açlığınızı kesiyo. ve 20 dakikada bi sigara içtiğiniz zaman yemek yeme gereksinimi duymuyosunuz. böyle işte :D
sonra karar verdim. sigarayı bırakıyorum dedim. -daha önce de demişmiydim ?- bu sefer cidden bırakmaya niyetlenmiştim. evde bilgisayar başında olduğum zamanlarda -ki bu günün 15-20 saatini alıyo- öyle çok sigara içmiyodum. madem öyle dışarıda da içmemeye özen gösterirsem bırakabilirim. tabi bu 1 ay boyunca eskisi kadar olmasa da içeceğimdir. ama 1 aydan sonra aklıma gelmeyecektir heralde. tabi bilinmez. unutamayabilirim sigarayı da :D
bir yada iki önceki paragrafı yazarken bunu da yazmak istedim. harbiden ben okula başlarken 73 kiloydum lan blog. saçlarım simsiyahtı filan. şimdi görenler şu iki cümleyi kurmadan edemiyolar bana karşı: “neden saçların beyazlamış arkadaş ?”, “kilo al lan biraz”. kilo problemimin neden olduğunu yukarda açıkladım. ama saç beyazlamasını bende bilmiyorum. aileden gelme bişiydir heralde. yok lan ama. babamın saçları 40ından sonra beyazlamaya başladı. anneminkiler de daha yeni yeni başladı. olsun ama seviyorum ben saçımı :D hem ben aynaya bakınca göremiyorum beyazları. arkadan bakmayın siz de bana :D
sevgili blogumu takip eden kişiler silsilesi ( 50 kişiyi geçiyomusunuz bilmiyorum henüz :D ) pazartesi finaller başlıyo. bu dönemi temizlemem lazım. çok bişey yok 7 ders. 3 adet zor. kasmak gerek biraz. hiç olmazsa yarım dönem uzamış olsun şu okul. öyle işte. bu 2 hafta içerisinde yazarım yazmam bilinmez. hatta internete girerim girmem o da bilinmez. çok karışık değil mi.
sevgilerimlen.
nötingen: hani bu yazılarımın sonunda sizi selamlıyorum ya. ben dikkat etmedim hiç ama bi arkadaşım söyledi. yazı sonlarındaki “sevgilerimle efenim. kendinize iyi bakın” demelerim bi özentilik kokuyo dedi. nasıl dedim. alpay erdem kokuyosun dedi :D yok öyle bişi gülüm :D bişeyler alıntı yapmak istesem en başta rrospu çocuğu memonun sözleri gelirdi :D