merhaba blog. bildiğin gibi önceki hafta sınavlarım vardı. kar sebebiyle sınavlarımdan bir tanesi 4 şubat tarihine, yani geçtiğimiz perşembe gününe ertelenmişti. böylelikle hiç hazzetmediğim biyokimya dersinin bütünlemesine giricektim ilk olarak. önceki
selam blog. haftanın ilk iş gününe güzel bi haberle başladım. hani şu çok korktuğum, her seferinde hiçbir kelimesini anlamadığım ders vardı. evet biyokimya. o dersten geçmişim. açıkçası çok sevindim buna. böylelikle
son günlerde twitter, friendfeed tarzı sosyal mecralarda baya aktif olmaya başladım. gerçi twittera hiç bi türlü ısınamadım. daha çok friendfeedi kullanıyorum. güzel bir ortam var açıkçası. günlerden dün sınavdan çıkıp
günlerdir süregelen rüyalarım vardı. bir dizi halinde ilerleyen. hani bir bölümü önceki gece, diğer bölümü sonraki gece şeklindeydi. her seferinde rüyaların bitmemesini istiyordum ama her seferinde saatin alarmı çalıp beni
selam blog. naber, nettin ? sabahtan beri ablamın çocukluklarıyla uğraşıyorum kendi derdim yetmezmiş gibi. yok oraya gidelim yok buraya gidelim. en nihayetinde kardan adam yapalım dedi :D iyi dedim yapalım. saat
kar yağıyor, fırtına kopuyor, fırtınayla beraber kar taneleri gözlerimin içine giriyor. ama gözlerimi açık tutmaya devam ediyorum. onlar gözümün içine giriyorlar. ben gözümü daha çok açıyorum. bugün bi farklılık var
şu yazıların giriş cümlelerinden nefret ediyorum. her seferinde nasıl girişeceğime dair derin düşünceler alıyor, gidiyor beni. al işte bak giriş cümlesi oldu bu da :p facebookta dolanırkene bir kişinin profilinde denk
merabo sevgili blog. uzuuuuuun zamandır kar yağsın istiyordum. sonunda dileğim yerine geldi. bu sabah işe giderken kokusunu almıştım zaten. iş çıkışında, kadıköy iskeleye indiğimde kar etkisini gösteriyordu. otobüse binmek üzere otobüs